Göcek’te yeni rejim: Tonoz-Şamandıra sisteminin tüm ayrıntıları
- aliboratav
- 4 gün önce
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 gün önce
2026 sezonunda Göcek’te denizcileri yeni bir rejim bekliyor. Nisan-Mayıs ısınma turları, Haziran başlangıç. Sorular çok: 880 tekne kapasiteli Göcek Tonoz Sistemi nasıl işleyecek? Uygulama ve denetim nasıl bir ekiple yönetilecek? Yeni rejimin kuralları ne olacak? Ücretler nasıl belirlenecek? Teknelerin koylarda kaç gün kalmasına izin verilecek? Bir tekne tonozun yanına demirini atarsa ne olacak? İşte yeni Göcek rejiminin bilinmeyenleri ve merakla beklenen ayrıntıları…
(Bu yazı 23 Ocak 2026 tarihinde Gazete Oksijen’de yayınlanmıştır.)

Ocak ayının ilk günleri, Heyamola grubumuzun geleneksel kış gezisi için 6 tekne Göcek’te buluştuk. Bir de baktık tüm koylar sapsarı şamandıralarla kaplanmış. 880 tekne kapasiteli Göcek tonoz sistemi için yaklaşık 1800 tonoz atılmış. Her tonozdan çıkan halatlar 1 duba ve 2-3 kulvar şamandırası ile yüzeyde salınıyor. 4-5 bin sarı şamandıra ve lacivert bir deniz. Göcek resmen Fenerbahçeli.
2026 yaz sezonu adım adım yaklaşıyor. Herkes “Göcek’te neler oluyor?” diye soruyor. Henüz resmi bir açıklama yok. Ben de Göceklilere, Göcek’i araştıran bilim insanlarına, yetkililere, ilgililere sordum, soruşturdum.
Denizcileri nasıl bir gelecek beklediğini ana hatlarıyla Gazete Oksijen okuruyla paylaşacağım. Henüz resmi bir açıklama olmadığı için öğrendiklerimi eski gazetecilik yöntemleriyle yazıyorum. Dolayısıyla bu yazıdaki tüm cümlelerin başına “Güvenilir kaynakların ifadesine göre… ya da… Ankara ve Göcek kulislerinde konuşulanlara göre…” gibi ifadeler ekleyiniz.
2025 İTİBARİYLE GÖCEK TABLO
Bilimsel araştırmalara göre, Göcek’in tekne kapasitesi 700-800, yaz aylarında kullanan tekne sayısı ise 1000-1500 arasında değişiyor (bundan 15 yıl önce 500-600 idi). Bu teknelerin bazen günde birkaç kez yaptıkları demirleme manevraları su altı yaşamına bugüne kadar çok büyük bir zarar verdi ve bu tahribat her yıl artarak devam ediyor.
Göcek’te gördüğünüz teknelerden kabaca 400 motoryat ve 100 yelkenli ise yaz aylarında 2-4 ay bir koya demir atıp teknesini bir tatil evi gibi kullanan sabit nüfus. Bu tatilcilerin insaflı olanları sıvı-katı atıklarını Göcek’te dolaşmakta olan atık alım teknelerine veriyorlar. İnsafsız olanlar denize… Özellikle küçük kapalı koylarda karasal atıkların yanı sıra tekne kaynaklı kirlilik de yaşanıyor.
Doğa ve denize yönelik hoyratlıklar hakkında bugüne kadar çok şey duymuşuzdur da, tonoz sistemi kurulurken yapılan bir bilimsel araştırmada karşılaşılan şu örnek beni benden aldı:
“Koyda ucuna ağır bir taş bağlanıp dibe yollanmış siyah battal boy çöp torbaları bulduk. Suyun dibinde sıra sıra dizili içi çöp dolu kocaman torbalar. Anlaşılan, sezonu orada geçirmiş bir teknede çöp torbaları 50 TL. karşılığı atık teknesine verilmek yerine uçlarına bir ağırlık bağlanıp dibe yollanmış.”
Göcek Tonoz Sistemi’ni kuranların ilk sözü: “İşte bu tabloyu değiştirmek istiyoruz.”
KAMU YÖNETİMİ NE DİYOR?
Yetkilendirilmiş kurum Çevre Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA). TÜÇA da bu işi bünyesindeki Çevre Yönetim AŞ’ye (ÇEYAŞ) havale etmiş durumda.
Kamu yönetiminin birinci iddiası şu: Bu işi para kazanmak için değil sürdürülebilir deniz turizmi, sürdürülebilir denizcilik için yapıyoruz. Dolayısıyla bu sistem MUÇEV örneğinde olduğu gibi bir başka şirkete devredilmeyecek, özelleştirilmeyecek. Projeyi TÜÇA ve ÇEYAŞ yönetecek. Elde edilen gelir sistemin sürekliliği ve diğer çevre koruma projelerinde kullanılacak.
ÇEYAŞ yönetimi de şöyle diyor: Bu sistemin esas öznesi Göcek halkı, Göcek ve Fethiyeli günübirlik tur çalışanları, bölgedeki ticari yatlar (guletler) ve Göcek’i kullanan amatör denizciler. Biz bu esas özneyi ön plana alan bir yaklaşım geliştiriyoruz.
Bunlar güzel sözler, bekleyip nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz. Ama şimdiden belirginleşen bazı konular, detaylar da var.
Bu çerçevede… Ankara ve Göcek kulislerinden haberlere en can alıcı soruyla başlayalım: Göcek koylarında gecelemenin bedeli ne? Çeşitli haberlerde okuduğumuz gibi 100 euro mu olacak?
Yanıt: “Hayır. Birincisi günübirlik gezi tekneleri, Göcek ve Dalaman’da oturan amatör tekne sahipleri ve yüzme molası verecek ticari yatların öncelikli olarak yararlanacağı yaklaşık yüzde 10’luk bir kapasite olacak. Bu tonozlara özel tekneler ancak 18.00’den sonra sabah da 10.00’a kadar bağlanabilecekler. İkincisi bu gruba oldukça avantajlı fiyatlar sunulacak.”
Peki esas özne içinde telaffuz edilen mütevazı amatör denizciler de bu avantajlı fiyatlara dahil olacaklar mı?
Yanıt: “Basında bazı yerlerde yayınlandığı üzere her tekneye 100 euro gibi rakamlar söz konusu değil. Henüz 2026 sezonu için uygulanacak tarife netleşmedi. Ama örneğin 10-12 ya da 12-15 metrelik tekneler için kabaca 20 euro, 30 euro gibi rakamlar düşünebilirsiniz. Tabii bu rakamlar tekne boyu arttıkça ciddi bir şekilde yükselecek.”
Detaylara göz atalım…
HABERLER, OLAYLAR…
Yetkililere ücretlendirme konusunda karayolu taşıtlarının MTV hesabında olduğu gibi, metre (tekne uzunluğu) dışında parametreler de kullanılabileceğini hatırlattım. Örneğin İtalya, Fransa örneklerinde olduğu gibi teknenin yaşı ya da çevre koruma perspektifinden bakıldığında İtalya’da uygulanan doğa dostu yelkenli-motoryat ayrımı, Fransa ve Hırvatistan’da uygulanan gaz emisyonu, yakıt kaçağı, denizaltı türbülans ve gürültü kirliliği gibi ölçütleri göz önüne alan motor beygir gücü parametresiyle değişen fiyatlama olamaz mı?
“Evet düşünülebilir, üstünde çalışalım” yanıtını aldım. Sevindim, diyalog iyi bir şey.
Kamu yönetimi cephesi ile ilgili asıl sevindirici gelişme, ÇEYAŞ’ın Göcek operasyonunun başına ve kilit mevkilerine kısa süre önce marina sektöründe iyi bilinen ve sevilen bir ekibin gelmiş olması. Sanırım bu ekibin de katkılarıyla Ocak 2025 tarihinde Çevre Bakanlığı’na sunulan Göcek Tonoz-Mapa Sistemi Proje Tanıtım Dosyası’ndaki bazı hatalar uygulamadan kaldırılmış ya da değiştirilmiş. Örneğin…
- Proje’de 20-40 metre büyüklüğündeki teknelere ayrılan tonoz sayısı 360 idi. 220 seviyelerine indirilmiş. 40 metre üstü süper yatlara 27 yer ayrılmıştı, 17’ye indirilmiş. Yani projedeki megayat ağırlığı biraz hafifletilmiş. Bunların da Türkiye koşullarında yüksek rakamlar olacağını düşünüyorum. Çünkü koylar ücretli hale gelince bu boydaki teknelerin bir kısmı farklı körfezlere geçeceklerdir. Ama yine de bu revizyon gerçekçi.
- İlk projede Göcek’in koy ve kıyılarında 22 adet 15 metre uzunluğunda yüzer servis iskelesi kurulması öngörülmüştü. Buna “Koylarda yapılaşmanın, yerleşimin önü açılır” gerekçesiyle itiraz edilmişti. Bu iskeleler iptal edilmiş.
- Eski projede alarga bölgeleri çok sınırlıydı. Sadece 19 alarga tonozu vardı. Şu anki uygulamada Bedri Rahmi, Kille Bükü, Kurşunlu, Büyük Sarsala’da toplam 55 alarga tonozu yerleştirilmiş. (Herhalde bunlar daha ekonomik konaklama seçeneği olacaktır.)
- Kuyrucak (Binlik), Domuz Adası’nın tüm koyları, Killebükü (mesire yeri de bulunan Kille İskelesi değil de kuzey yönündeki Killebükü isimli koy), Sıralıbük Hurmalı, Büyük Yassıca Adası proje kapsamı dışına alınmış. Buralar şimdilik serbest demirleme alanı olarak görülüyor. Gelecekte bir proje var mı, bilmiyoruz. Şu an için olumlu bir düzenleme.
- Eski projenin aksine, Göcek kent merkezindeki Kalimache antik kent kalıntılarına; Domuz Adası, Büyük Yassıca ve Bedri Rahmi’deki Arkeolojik SİT alanlarına tonoz atılmamış. Bu da olumlu bir değişim.

SIKINTILI NOKTALAR DA VAR
Birincisi, yıllardır beton bloklar yerine doğa dostu tonoz sistemleri kurulması gerektiğine dikkat çekiyoruz. Örneğin kumluk zeminlerde burgulu zemin vidaları... Maalesef dikkate alınmadı. Beton tonoz blokları tercih edildi. Ayrıca anlamak mümkün değil; ilk projelerde yer alan 918 mapa iptal edilip teknelerin kıçtan bağlanması için de kıyıya yakın beton tonoz atıldı. 3-17 ton ağırlığında toplam 1800 tonoz. Bunların ortalaması 8 ton diyebiliriz. Yani, Göcek’te denizel yaşam alanına yaklaşık 15 bin ton beton atıldı. Yazık!

İki… Uygulamayı izleyen konuyla ilgili denizci arkadaşlar tonoz üstündeki mapalarda 16-18 mm nervürlü inşaat demiri kullanıldığını, deniz ortamında 4-5 yılda bunların kullanılamayacağını söylediler. İlgililerle sordum. Tonozlarda transmisyon çeliği kullanıldığını, deniz suyuna en dayanıklı materyal olan bu çelik tahrip olmadan çok önce betonların un ufak olmasının daha mantıklı olduğunu ifade ettiler. Umarım öyledir. Çünkü beton bloklarda yedek bağlantı bulunmuyor.

Üç... Çevre Bakanlığı’na sunulan projede hâkim batı rüzgârına açık bazı kıyılarda tonoz yerleştirildiği görülüyordu. Buralarda kimse kalmaz, diye eleştiri yöneltmiştik. Yeni vaziyet planlarında bunların bir kısmından vazgeçildiği görülüyor. Ama bazıları da duruyor. Örneğin Sıralıbük kuzey ve Yavansu doğu kıyıları. Bakalım ne olacak?
Ve dört: Gerçek bir sıkıntı, hatta kabus! Göcek Körfezi’nde Ayten Koyu, Kille İskelesi Koyu (mesire alanının olduğu koy) batı kıyısı ve Sıralıbük Hurmalı Koyu’nda 3 adet marina projesi var. Toplamında 250-300 tekne kapasitesine sahip bu projeler Göcek’i altüst edebilir. Çünkü marinalar, bakir koylara yapılaşma, karayolu, kirlilik ve pek çok bela anlamına gelir. Tonoz Sistemi’nin son uygulama planlarında bu 3 marinanın yerlerinin boş bırakıldığı görülüyor. Yani marinalaşma tehdidi sürüyor. Vahim!
Dönelim Göcek Tonoz Sistemi’ne…
SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?
Ağırlığı 3 ile 17 ton arasında değişen 4 çeşit tonoz var. 3 tonluk tonozlar 5-8 metre uzunluğunda çok küçük tekneler için, 7 tonluklar 8-20 metre; 13 tonluklar 20-40 metre uzunluğunda tekneler için 1 öne 1 arkaya 2 adet yerleştirilmiş durumda. 17 tonluk tonozlar da 40 metre üstü tekneler için 2 öne 2 arkaya 4 adet atılmış. Deniz yüzeyinde her tonozun tepesinde kılavuz şamandıraları ve dubalar var.
Bu dubaların üstlerinde de ışıklandırma ve numaraları olacak. (Şu anda ışıklandırmalar yerleştirilmemiş. Bu durum ise gece seyir güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Yönetim “şamandıra ve ışık sistemleri çalındığı için sezon öncesi yerleştiremiyoruz” diyor. Bu da acıklı bir durum.)
Uygulama başladığında denizciler tekneleri için akıllı cihaz aplikasyonu ya da web üzerinden rezervasyon yapacaklar. Mesela X koyundaki XX nolu tonoza 1-3 gün bağlanma rezervasyonu. Ücreti de ödenecek ve X koyundaki görevlilerin yardımı ile xx nolu tonoza tekne bağlanacak.
2010 tarihli Göcek ve Dalaman Koylarını Koruma ve Kullanma Esasları geçerli mevzuat olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla “Bir koyda 3 gün ve tüm Göcek’te 11 gün konaklanabilir” ilkesine uygun bir yazılım hazırlanıyor. Ancak yönetim bu kurallarda 3 değişiklik talep etmeyi düşünüyor.
Birincisi sınır 11 gün yerine 12 gün olsun, dolayısıyla 3 gün x 4 koy gibi pratik bir tablo oluşsun. İkincisi eğer teknenin ayrılacağı koya bir başka rezervasyon yoksa teknenin kalış süresini 3’er gün uzatma hakkı olsun. Üçüncüsü de, sezon dışı kasım-nisan aylarında uzun süreli konaklama mümkün olsun.
2 ve 3 nolu talepler sistemin toplam gelirini artırarak sezonda tüm teknelere en uygun tarifenin uygulanabilmesi için düşünülüyor. Son yıllarda kış aylarında 400-500 teknenin Göcek’in nispeten sakin koylarında mürettebatlı ya da mürettebatsız kışladığı düşünülecek olursa bu talepler makul görünüyor. Ya da fiili durumun kontrollü yönetimi de denilebilir. Yönetimin bu talebine denizcilerin sıcak, Göceklilerin mesafeli, marinaların ise hayli soğuk duracağını düşünüyorum.

PEKİ KİM, NASIL YÖNETECEK?
Evet, hayli karmaşık ve çok bilinmeyenli bir proje ile karşı karşıyayız. Peki, büyüklüğü açısından dünyada bile pek benzeri bulunmayan bu proje nasıl yönetilecek?
Göcek 4 yönetim bölgesine ayrılmış. 12 metrelik 4 tekne, 3 vardiyada görev alacak yaklaşık 60 kişilik personele lojistik üs olacak. Personelin yemeği, görev mahalline intikali, yedek malzemeler, teknik destek ekibi bu teknelerde olacak. Artı rezervasyon yapan teknelerin yerleşim ve denetiminden sorumlu 5 metrelik 12 adet yüksek süratli hizmet botu körfezde görev yapacak. Bu botlar tıpkı marinaya girerken olduğu gibi önceden bilgilendirilecek. Bot yaklaşan tekneye yol gösterecek ve güvenli şekilde teknenin bağlanmasına yardımcı olacak.
Belediye ve özel şirketlere ait tekneler dışında ÇEYAŞ bünyesinde sıvı ve katı atık alım teknelerinin hizmet vermesi öngörülüyor. Ek olarak yakın dönemlerde Göcek’te yaşanan tekne yangınları da göz önüne alınarak (Fethiye/Göcek Kıyı Emniyet ve Sahil Güvenlik botlarına ek) ÇEYAŞ güvenlik – acil müdahale botu nöbet tutacak.
Yeni Göcek rejimi Mart 2026’da start alıyor. Nisan ve Mayıs aylarında alışma ve gri alanların bertaraf edilmesi düşünülüyor. Haziran ayında da tam uygulama başlayacak deniyor.
Bir yandan da Muğla İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma davası sürüyor.
-o-o-o-

ÜÇ DERTLİ SORU…
- Diyelim ki, Marmaris’ten Kaş’a giden bir tekne, bir hastalık, sert hava koşulları ya da motor arızası nedeniyle Göcek’te durmak istedi. Ne yapacak?
Liman bölgesinde tanımlı alanlarda durabilir. Tonoz bulunmayan koylarda kalabilir. Ve nihayette kurallar hayatı zorlaştırmak için değildir, gerekirse insanlar lehine esnetilebilirler.
- Diyelim ki, bir tekne sisteme tanımlı tonozun 5 metre yanına demir attı. Kıçını da kıyıya bağladı. Ne yapacaksınız?
Göcek Koyları Koruma ve Kullanma Esasları’nda değişiklik gerekiyor. Birincisi, Madde 9, b bentinde “…demirleme yapabilirler…” ifadesi değiştirilmeli. Buna bağlı olarak ikincisi de, demirleme yasak bölgenin mevzuatta net tanımı olmalı. Sonrası kolluk gücünün, yani Liman Başkanlığı ya da Sahil Güvenlik’in konusu. ÖÇKB kurallarına uymamanın cezası çok büyük. Özel tekneler için 699.245 TL. Aynı ceza ticari (kurum ya da işletmelere ait) tekneler için üç kat artıyor. (Çevre Kanunu 20’inci Madde k Bendi 2026 yılı idari para cezası.)
- Diyelim ki, bir tekne tonoza bağlandı ve terk etmiyor. Ya da “motorum bozuldu” diyor.
Mesela bir otele rezervasyon yaptınız oda parasını ödediniz. Ama sizden önceki müşteri işi inada bindirdi “ben çıkmam” diyor. Bu şık bir durum değil. Ya da “çıkamam” diyor. Mesela bir arızası olduğunu söylüyor. Mazereti var. Her halükarda kimse mağdur da edilmeden makul bir çözüm bulunmalı. Deniz sert bir ortam, denizciler de esnek olmak durumunda. Çekici hizmeti verilir, bedeli istenir. Eğer o tonozun rezervasyonu yoksa gecelik ücreti alınır.





Bu sistemin özele devredilmeyeceğine inandınızmı?